STRES
Stres çağımızın en temel problemlerinden biri olup, bir çok sağlık problemine de sebep olmaktadır.
Yaşadığımız koşulları göz önüne koyduğumuzda strese neden olan yapıları ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Stres oluşturan uyaranlar limbik sistemimiz tarafından algılanıp yorumlandıktan sonra bedenin vereceği cevap düzenlenir. Kalbimizin çalışma düzeni, sindirim sistemimizin çalışma ritmi, hormonlarımızın salgı duzenleri bu sistemin etkilediği yaşamsal fonksiyonlardır. Limbik sistem aldığı olumsuz uyaranlara göre vücudun fonksiyonlarını dengeleyerek sağlıklılığın devamını sağlamaya çalışır. Bununla birlikte çok uzun süren veya çok kuvvetli (deprem,iş kaybı, çok yakınlarımızın ani kaybı vb.) olumsuz uyaranlarla karşılaştığında limbik sistem görevini yapamaz hale gelebilir. Bunun sonucu ise kabızlık, adet düzensizliği, irritabl kolon, gerilim tipi baş ağrısı vb. fonksiyonel bozukluklara bağlı hastalıklar ortaya çıkar.
Akupunktur limbik sistemi regüle ederek strese daha dayanıklı hale getirir.
Bunun sonucu yukarda adı geçen yaşamsal fonksiyonlarımız dengelenerek hastalıkların ortaya çıkması engellenir
MİGREN
Baş ağrısı toplumda en sık görülen sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alıyor. Pek çok insan hayatının belli dönemlerinde baş ağrısı çekiyor. Klinik Farmakoloji Derneği ,Başağrısı Derneği ve Başağrısıyla Savaş Derneklerinin beraber yaptığı araştırmaya istinaden Türkiye’nin “Baş Ağrısı Haritasını” çıkardı. Ayrıca bu araştırmaya göre Türkiye’de 48 milyon kişinin (nüfusun %69u ) başı ağrıyor. Bunlardan 7 milyon kişinin baş ağrısı sürekli devam ediyor.
Genel olarak bayanlar erkeklerden daha çok baş ağrısı çekiyor. Ağrı sorunu yaşayan her üç kişiden birinin başı düzenli biçimde her gün ağrıyor.İnsan ömrünün yaklaşık beş yıllık bölümü baş ağrısıyla geçiyor. Baş ağrısı yaşayanların %50’si rahatsızlığının sebebini bilmiyor. Yapılan araştırmalara göre baş ağrısı çeken insanların çoğu hiç hekime baş vurmamış ve gelişi güzel kulaktan dolma bilgilerle, ağrısı oldukça düzensiz olarak,ağrı kesici ve migren ilaçlarını yıllarca kullanmaktadır.
Başağrısını sadece ağrı olarak düşünülmemelidir,ağrının kişiye ve topluma getirdiği bir takım olumsuzlukları vardır.Sürekli baş ağrısı çeken kişiler; bu ağrının, zaman ve mekan seçmeksizin her an gelebileceği endişesi içinde stresli bir şekilde hayatını sürdürmektedirler.
Hatta bu durum ilerleyen zamanlarda kişiyi depresyona kadar götürmektedir. Yaşadığımız hayatın içinde bulunan stres ve depresyon , migren ataklarını başlatan önemli bir faktördür.Bu durumda bu insanlar ağrı ve depresyon arasında gelip giden kısır bir döngüde bulmaktadırlar kendilerini…
Uluslararası Başağrısı Derneği tarafından 165 çeşit başağrısı tanımlanmıştır. Genel olarak baş ağrılarını iki ana grupta sınıflandırabiliriz.
grup: Primer Başağrıları:Tespit edilen veya gösterilebilir herhangi bir yapısal hastalıkla ile ilişkisi olmayan süregen ağrılardır.
Migren
Gerilim başağrıları
Günlük süregen başağrıları
Cluster(küme) başağrıları
Kronik paroksismal hemikrania Primer Başağrıları grubunda yer alırlar.
grup:Sekonder Başağrıları:Vücutta herhangi bir yapısal hastalığa bağlı olarak ortaya çıkar.Örneğin kafa travmasına bağlı, beyin kanamasına bağlı, beyin tümörlerine bağlı,…v.b..
Yukarıdaki sınıflama “Uluslar arası Başağrısı Derneği” tarafından 1998’de yayınlanmıştır.Bu sınıflama hastayı değerlendirirken hekime yardımcı olmaktadır.
AKUPUNKTURLA MİGREN VE BAŞ AĞRISI TEDAVİSİ
Baş ağrıları akut veya kronik hastalıkların bir belirtisi olabilir.Baş ağrısı eğer bir hastalığın belirtisi ise (beyin tümörü, tonsillit, bademcik iltihabı, myopi, akut orta kulak iltihabı..v.b.) bunun önce nedeninin ortadan kaldırılması ve dolayısıyla tıbbi tedavi şarttır.
O halde Akupunktur hangi tür baş ağrılarında uygulanmalıdır? Bunlar başlıca:
Her tür migren ve diğer damarsal baş ağrılarında,
Gerilim ( kas kasıntısı ) baş ağrılarında,
Sinüzit ( akut veya kronik ) baş ağrılarında,
Boyun kireçlenmelerine bağlı baş ağrılarında:
5000 yıldır uygulana gelen ve Çin’deki bütün hastanelerde branş olarak okutulan Akupunktur Migrende %85-%90 lara varan iyi sonuçlar almaktadır. Çin Tıbbı’nda hastanın başağrısı beden ,ruh ve zihin bütünlüğü içinde değerlendirilir; yani her hastanın baş ağrısı kendisine özgü özellikler gösterir.
Akupunktur tedavisinde hasta önce kulak deteksiyonu ve nabız muayenesi ile tetkik edilir. Bu baş ağrısının hangi meridyen üzerinde olduğu tespit edilir ve ona göre tedaviye başlanır. Migrende; Akupunktur tedavisi, iğnelerle olabildiği gibi , iğnesiz lazer ışınları ile de akupunktur uygulaması yapılabilmektedir.Haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 15-20 seans uygulama yapılır.Yaşam kalitemizi ve iş verimimizi düşürerek mesleki başarımızı kötü yönde etkileyen ayrıca tedavi edilmez ise depresyona kadar kişiyi sürükleyen migreni akupunkturla yenmek kolaydır . Yeter ki isteyin
BEL AĞRISI
Ağrı çoğu kez tek taraflıdır.Bir bölgede sınırlı kalır.Sırt muayenesinde lumbosakral kaslarda tek veya çift taraflı spazm vardır.Hasta öne doğru eğilemez.Paraspinal kas spazmı tek taraflı ise hasta ağrılı bölgeye doğru eğildiği zaman biraz rahatlar.Aksi yönde şiddetlenir.Bazı tek taraflı vakalarda konkavitesi ağrılı tarafa olmak üzere skolyoz gelişir.Spazm geniş bir alana yayılmışsa alt ekstremite hareketleri ağrılıdır.Refleks ve sensoryal bulgular normaldir.Radyolojik muayenede lumbosakral bölgede herhangi bir patoloji yoktur.Lumbar eğim düzleşmiş olabilir.
Hastaya mutlak yatak istirahati verilmelidir.
Kronik Lumbosakral Gerilim Ağrısı
Kronik lumbosakral gerilim bel ağrısında en sık görülen etkenlerden birisidir.Orta yaş hastalığıdır.Diğer bel ağrıları kadar şiddetli değildir.Buna karşın tedavisi zordur.
Orta yaşın üzerinde sık rastlanır.Ağrı çok geniş bir bölgeyi tutar.Genellikle orta şiddettedir.Hastanın hekime gelmesi için uzun süre geçmesi gerekir.Dikkatli bir anamnezle hastanın geçmişinde travma olduğu görülür.Hasta uzun süre ayakta kaldığı zaman ağrı artar.Dinlenince azalır.Kas spazmı yoktur.
Bu sendromun asıl nedeni kişinin vücut sağlığına yeterince önem vermemesidir.Yetersiz beslanme, konstipasyon, dinlenememe gibi etkenler rol oynar.Özellikle ev kadınlarında, topuklu ayakkabı giyenlerde daha sık rastlanır.
Tedavide önce ayrıntılı bir değerlendirmeye gitmek gerekir.Rutin laboratuvar tetkiklerinin yanı sıra radyolojik inceleme yararlı olur.Hastaya uzun süre ayakta durmaması, şişmansa kilo vermesi öğütlenir.
Lumbar Disk Hernisi
Vücudun anatomik yapısı nedeniyle yük en fazla L4-L5 ve L5-S1 arasına biner.Bu baskı annulus fibrosus halkasında dejeneratif değişikliklere yol açar.
Dejeneratif değişiklikler bir kez ortaya çıktıktan sonra iyileşme zordur.Bunun nedenleri, birincisi delenerasyona neden olan ağrılar ortadan kalkmaz, ikincisi intervertebral diskin kanlanması zayıftır.Dejenerasyon gittikçe artar.Annulus fibrozusun zayıf olduğu arka cidardan nukleus pulposus kayar.Arka spinal ligamentlerin ortasının kalın, kenarların ince olması intervertebral diskin yana doğru kaymasının en büyük nedenidir.
Ağrı hafif başlar.Bu nedenle hastalar semptomların ne zaman başladığını çoğu kez hatırlamazlar.Hasta fazla hareket etmez.İstirahat ederse semptomlar kendiliğinden hafifler.Hasta hekime artık ağrıya dayanamaz hale geldiği zaman başvurur.
Bir travma, ağır kaldırma veya eğildiği zaman ağrı başlar.Hasta bunu bıçak saplanması şeklinde tanımlar.Hastalığın başlamasında iki belirgin özellik vardır:Belde ağrı ve elektrik çarpması,iğne batması tarzında siyatik.Otururken veya kalkarken lumbar vertebralar üzerine binen yük artar.Öksürme, hapşırma ve ıkınma ile ağrı şiddetlenir.
Orta çizgide meydana gelen disk kaymalarında alt ekstremitelerde ve belin alt kısmında yaygın ağrılar vardır.
-Omurların arasında yer alan diskler dayanıklı liflerden yapılmış darbe emici yastıklardır.
-Disk patolojileri bel ağrısının en sık nedenlerinden biridir.
-Her disk, anulus fibrosus denilen sağlam bir halka ve anulusun çevrelediği jöle kıvamında bir madde olan nu cleus pulposus’tan oluşur
-Aksırma, öksürme, eğilme genellikle ağrıyı arttırır.
-Genellikle sadece bir taraf etkilenir.
KAS AĞRILARI
Kronik kas ağrılarıyla kendini gösteren, uyku bozukluğu, uzun süren yorgunluk ve psikolojik yakınmaların eşlik ettiği fibromyalji hastalığı yumuşak doku romatizması grubunda yer alan bir sağlık sorunu. Her 10 kadına karşı 1 erkekte ortaya çıkıyor ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.
Sabahları uyanmakta zorluk çekiyorsunuz. Ev işi yaparken, ya da bilgisayar başında boyun ve sırt ağrılarından yakınıyorsunuz. Geceleri iyi uyuyamıyor, gün boyu kendinizi yorgun hissediyorsunuz. Baş ağrısı, kabızlık, adet döneminde artan gerginlik gibi sorunlar da yaşam kalitenizi azaltıyor.
Fibromyalji, çoğunlukla 30-50 yaş arasında ve kadınlarda görülmekle beraber her cinsi ve her yaş grubunu da etkileyebilen bir durumdur. Toplumda görülme sıklığı ile ilgili çeşitli çalışmalarda yüzde 5 ile yüzde 20 arasında değişen oranlar saptanmıştır. Hastaların çoğunlukla yaygın vücut ağrıları, uyku bozukluğu, yorgunluk,tüm vücutta tutukluk, baş ağrısı, kabızlık, ağrılı adet görme, ellerde ve ayaklarda karıncalanma ile şişme gibi pek çok farklı yakınmaları vardır.
Fibromyalji hastalığının nedeni tam olarak bilinmiyor. Hastalıktan geçirilmiş travmalar, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, nörohormonal bozukluklar, otonomik disfonksiyon, kas oksijenizasyon bozukluğu, psikolojik bozukluklar gibi pek çok farklı etken sorumlu olabilir. Şikayetlerin farklılığı tanıyı da zorlaştırıyor. Hastanın yapılan tüm laboratuvar, radyolojik ve elektromyografik incelemeleri normal olarak saptanır. Tanı genellikle iyi bir öykü ve fizik muayene ile şüpheye yer bırakmayacak şekilde konabilir.
Ağır kaldırma veya doğrudan travmaya bağlıdır.Travma ile birlikte belde ağrı başlar.Başlangıçta ağrı hafiftir.Daha çok kas spazmına bağlı sertlik vardır.Hasta geçer düşüncesiyle işine devam eder.Ağrı gittikçe artar.Hastayı hareketsiz bırakır.En küçük hareketle bile çok şiddetli ağrı başlar.
YÜZ FELCİ
Trigeminal nevralji; şiddetli ve ani başlangıçlı bir yüz ağrısıdır. Bu ağrı n.trigeminus adlı sinirin yayıldığı yüz bölgesinde hissedilir. Birkaç saniyeden bir dakikaya dek uzayabilir. Ağrı genelde yüzün bir yarısının alt bölgesini tutar.
Kendiliğinden başlayabileceği gibi, yüzde ve ağız içindeki bir tetik noktasının uyarılması sonucu da ortaya çıkabilir. Bu tetik noktaya dokunmakla, soğuk ve sıcak sıvıların alınmasıyla ya da rüzgara maruz kalmakla ortaya çıkabilir. Ayrıca konuşma, çiğneme veya diğer yüz hareketleriyle de başlayabilir.
Tekrarlaması tipik olarak paroksismaldir. Ağrı periyotları zamanla sıklaşır ve bir trigeminal daldan daha geniş alanlara yayılabilir.
Klinik bulgular aynı olmasına rağmen ileri sürülen etiolojik ajanlar ve olası patofizyolojik mekanizmalar farklı farklıdır.
Trigeminal nevraljinin tanısı öyküden konabilir. Tetik noktanın hasta tarafından gösterilmesi anlamlıdır. Fizik ve nörolojik muayene ile birlikte yer kaplayan bir oluşum şüphesini gidermek amacı ile gelişmiş nöroradyolojik tetkikler yapılmalıdır.
Nedeni belli olmayan primer trigeminal nevralji hastalarına akupunktur tedavisi uygulanabilir.
15 seanslık bir uygulama tedavinin sonucu ile ilgili bir karar verebilmemizi sağlar.
Daha kısa sürecek tedaviler akupunkturun başarısı veya başarısızlığı konusunda bir yargı oluşturmamalıdır.